YatSr9. Ağır; tartıda çok çeken, hafif karşıtı; Çapı, boyutları büyük; değeri çok olan, gösterişli, çetin, güç; tehlikeli, korkulu, vahim; sıkıntı veren, bunaltıcı; dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı; ağırbaşlı, ciddi; keskin, boğucu koku; sindirimi güç yiyecek; yoğun; uyanılması güç, derin uyku; kısık, alçak; güç işiten, sağır; yavaş; ağır sıklet ve davranışları yavaş olan gibi anlamlara gelmektedir. İşte ağır kelimesi ile ilgili gerçek, yan ve mecaz anlamlı örnek cümleler.– Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır.– Yerli halıları gördüm; koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu. Bedri Rahmi Eyuboğlu– Fahri Bey, gelmeden önce bir hafta boyunca çocuğu ağır hasta olmuştu.– Devlet adamlarının ileri gelenleri böyle sözlere karışmaz, ağır dururlar. Memduh Şevket Esendal– Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.– … bir odacının ağzından bu cevabı almak insana öyle ağır geliyor ki. Yakup Kadri Karaosmanoğlu– Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.– Ağır top.– Ağır tank.– 888’deki Büyük Kar Fırtınası, Birleşik Devletler tarihinin en ağır kar fırtınalarından biriydi.– Peki deyişleri de akılları yattığı için değil, korkuları ağır bastığı için oldu. Tarık Buğra– Çok çalışıyorsun, bir süre ağırdan al.– Hakem tarafından verilen kırmızı kart ağır kaçtı.– Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.– Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan’ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi. Mithat Cemal Kuntay– Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.– Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. Feridun Fazıl Tülbentçi– Bu merdiven benim ağırlığımı taşıyacak kadar güçlü mü?– Kızmıştım, Keziban’a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum. Nurullah ataç– Tütünde ağır bir vergi vardır.– Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı. Halide Edip Adıvar– Onu ağır bir biçimde cezalandırmalıyız.– Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır. Falih Rıfkı Atay– Şimdi ağırdan alıyorum.– Buz kütlesi bizim ağırlığımızı taşıyacak kadar kalın değil.– Ağır bir yemek.– Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı. Abbas Sayar– Benim karaciğerim ağır biçimde hasar görmüştü.– Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi. Osman Cemal Kaygılı– Bu, şimdiye kadar okuduğum en ağır kitap.– Ağır öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.– Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu. Etem İzzet Benice– Hasan, polis tarafından ağır biçimde dövüldü.– Yıllarca ağırda güreşti.– Tüm bu mallar ağır biçimde vergilendiriliyor.– Ağır adam.– Ağır ağır ve tane tane konuşuyorlar. N. F. Kısakürek– Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden. A. Haşim– Bardağa kola doldurur gibi değer vereceksin insanlara ağır ağır ve yavaş.– Zaman ağır ağır akmış, ama hiçbir şey değişmemiştir.– Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.– Ahmet Bey, ağır şekilde yaralandı.– Komutanımız ağır yaralı değildi. yük kelimesinin mecaz anlamı 1. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. 2. Tedirginlik veren şey, Kelimenin Mecaz Anlamını Arayın Sözcüklerin cümle, dize veya deyim içine girdiklerinde, gerçek anlamlarından tamamen sıyrılarak başka bir sözcük ya da kavram yerine kullanılmasıyla kazandığı anlama mecaz değişmece anlam denir. Mecaz anlam, Sözcüğün sürekli olmayan, kullanım içinde geçici olarak üstlendiği anlamdır. Bu sözlük çalışması Türk Dil Kurumunun TDK en son değişikliklerine uygun olarak düzenlenmiştir. bakar kör kelimesinin mecaz anlamı Çok dikkatsiz kimse. şebeke kelimesinin mecaz anlamı Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü. göz bebeği kelimesinin mecaz anlamı Pek değerli ve sevgili sayılan. afet kelimesinin mecaz anlamı 1. Çok kötü. 2. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. sızmak kelimesinin mecaz anlamı 1. Yorgunluktan kendinden geçerek uzanıp kalmak. 2. Bir topluluk ya da örgütün arasına karışmak. demirbaş kelimesinin mecaz anlamı Bir yerin eskisi, emektarı olan. softa kelimesinin mecaz anlamı Körü körüne bir davaya bağlanıp onda ayak direyen kimse. battal kelimesinin mecaz anlamı İşe yaramaz, kullanılmaz. katır kelimesinin mecaz anlamı İnatçı ve huysuz. ajitasyon kelimesinin mecaz anlamı 1. Duygu sömürüsü yapma. 2. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. bilanço kelimesinin mecaz anlamı Girişilen herhangi bir işte belli bir zaman sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu. etiket kelimesinin mecaz anlamı 1. Kimlik. 2. Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol. tuş olmak kelimesinin mecaz anlamı Yenilmek. adam kelimesinin mecaz anlamı İnsana yakışır davranış sergileyen, güvenilir, efendi kimse. fırıldak kelimesinin mecaz anlamı 1. Dolap, düzen, hile. 2. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen kimse. uyumak kelimesinin mecaz anlamı 1. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. 2. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek. hulûs kelimesinin mecaz anlamı Yaranma, dalkavukluk. sallanmak kelimesinin mecaz anlamı İş başında bulunan kimse Yerinden olmak üzere bulunmak. şahlanmak kelimesinin mecaz anlamı 1. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek. 2. Parlamak, ışıldamak. dağ adamı kelimesinin mecaz anlamı Kaba, görgüsüz kimse. yolcu kelimesinin mecaz anlamı 1. Doğması beklenen çocuk. 2. İyileşmesi umutsuz hasta. 3. İşten çıkarılması beklenen kimse. damgalı kelimesinin mecaz anlamı Kendisine Yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan. yıpranmak kelimesinin mecaz anlamı Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak. arkalamak kelimesinin mecaz anlamı Bir kimseden yana çıkmak, bir kişiyi başkalarına karşı korumak, bir kişiyi kayırmak. ısıtmak kelimesinin mecaz anlamı Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek. enerji kelimesinin mecaz anlamı Manevi güç. tuzak kelimesinin mecaz anlamı Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo. gönül kelimesinin mecaz anlamı istek, arzu. saf kelimesinin mecaz anlamı Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen. temizlenmek kelimesinin mecaz anlamı Ortadan Kelimeler Sözlüğünde 1470 Kayıt Bulundu. Atasözleri Ve Deyimler HakkındaYüreği ağzına gelmek deyiminin anlamı ve açıklaması Yüreği ağzına gelmek deyiminin anlamını ve örnek cümle içerisinde kullanımını sizin de artık çok sevdiğiniz sitemiz olan sitemizden takip edebiliyor olacaksınız. Yüreği ağzına gelmek deyimi günlük hayatımızda çok fazla kullandığımız deyimlerin başında gelmektedir. Çoğunlukla kullandığımız deyimlerin anlamını ne yazık ki bilmiyor yada tam olarak ne anlam taşıdığının bilgisine sahip olamayabiliyoruz. ➡ Deyim Nedir ; Bir durumu, olayı, yada bir kavramı daha ilgi çekici anlatmak için en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve çoğu zaman gerçek anlamdan uzaklaşıp kendine özgü anlam kazanmış olan kelime gruplarına deyim denmektedir Deyimler, hem konuşmalarımıza hem de yazılarımıza derinlik katmakla beraber anlattıklarımızı daha fazla ilgi çekici hâle getirir. Birkaç cümleyle anlatabileceğimiz bir olayı / hususu iki üç sözcükten oluşan bir deyimle anlatabiliriz. Böylece anlatacağımız olayı / hususu kısa ve özlü olarak anlatmış oluruz. Şimdi Yüreği ağzına gelmek deyiminin anlam ve cümle içerisinde kullanımına göz atalım. ➡Anlamı ve Cümle içinde kullanımı ise şu şekilde; ➡Yüreği ağzına gelmek deyiminin anlamıBirden bire çok korkmak, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hızlı hızlı atmak. ➡Yüreği ağzına gelmek deyiminin örnek cümle içinde kullanımları »Karanlık ve ıssız sokakta yürürken bir çığlık duydu, yüreği ağzına geldi o an. ➡Deyim Nedir Duygu, düşünce ve durumları birkaç kelimeyle ifade eden kalıplaşmış özlü sözlere deyim denir Deyimler, hem yazılarımıza hem de konuşmalarımıza derinlik katar ➡DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ »En az iki sözcükten oluşur. »Deyimler ilk anlamının dışında kullanılır. »Kalıplaşmış sözlerdir. Herhangi bir değişikliğe uğramazlar. »Kısa ve özlü sözlerdir. »Genellikle mecaz anlam taşırlar »Bir durumu yada olayı az sözle etkili bir biçimde belirtir. »Atalarımızdan kalma sözlerdir. Deyimlerin anlamları ve cümle içerisinde kullanımları için lütfen TIKLAYIN Bizimle bu deyimle ilgili yorumlarınızı esirgemeyin lütfen. Hemen aşağıdaki yorum bölümünden lütfen deyimle alakalı sizde yorumunuzu yapın. Yüreği ağzına gelmek deyimi ne anlama gelir?, ne demek, anlamı,manası,cümle içinde kullanımı, türkçe, sözlük, hakkında detaylı bilgi,deyimin anlamı,deyimin açıklaması,deyimin manası, eş anlamlısı, türkçe sözlük,Türk Dil Kurumu TDK sözlüğü, tdk en güncel deyimler Aşağıda zayıf kelimesinin gerçek ve mecaz anlamı ile ilgili cümleler kısaca olarak ele alacağız. Zayıf, yeterince eti yapı olmayan kişiler için kullanılan bir kelimedir. Zayıf, mecaz olarak güçsüz, çelimsiz, yetersiz anlamlarında da kullanılmaktadır. Zayıf kelimesinin gerçek ve mecaz anlamı ile ilgili cümleler şu şekildedir *Çok zayıf olduğum için kimse bana iş vermiyor. Gerçek *Çocuk çok zayıf olduğu için sağlığı yerinde değil. Gerçek *Gün geçtikçe zayıfladığımın ben de farkındayım. Gerçek *Bu konuda çok zayıf kaldık. Mecaz *Her geçen gün akrabalık ilişkilerimiz zayıflıyor. Mecaz *Bu sınavdan ben de zayıf not almışım. Mecaz *Arkadaşlarımla olan ilişkilerim zamanla çok zayıfladı. Mecaz *Kardeşim çok zayıfladı. Gerçek

yük kelimesinin gerçek ve mecaz anlamı