Diyelim2007 model 1300 cc motor gücünde arcınız olsun. 1- 3 yaş arası 1300 cc karşılığı olan 393 TL 2009 vergi toplamıdır. Bu tutarın yarısı olan 196.5 TL Ocak 2009 sonunda, kalan 196.5 TL ise 2009 haziran sonuna kadar yatırılmalı. Aksi halde günlük faiz ile borcunuz katlanır. Ödemeyenler İçin. ğer tüketicinin hukuki uyuşmazlığındaki parasal değer 11.330,00 TL değerinin üzerindeyse bu durumda yetkili olan Tüketici Mahkemeleri’ne dava açmak suretiyle dava açması gerekecektir. Ancak fazlaya ilişkin haklarından feragat ederek 11.330,00 TL’yi geçmeyecek şekilde Hakem Heyeti Başvurusu’nda bulunması da mümkündür. Araç km’si kısmen düşük fakat bu parçalar fazlaca yıpranmış ise araç göstergede görülenden daha fazla yol yapmış fakat düşürülmüş olabilir. Yıpranma, fazla kilometrenin en belirgin özelliğidir. Tüm bun kriterlerden başarı ile geçen bir araç alım için uygundur . Evetkilometresi düşürülmüş araç muayeneden geçer. Fakat burada hukuki haklarınız olduğunu da unutmayınız. Eğer aracı aldığınız kişi aracın km' sini düşürmüşse satıcıya karşı dava açabilirsiniz. Artık araç kilometresiyle oynamak dolandırıcılık kapsamına girmekte ve mahkeme sonucunda 1 yıldan 5 yıla kadar AntikKenti Yapılaşmaya Açabilecek Karara Büyükşehir Dava Açıyor ; Büyükşehir’den Göcek’te Deniz Dibi Temizliği “Yangın” Konulu Uluslararası Karikatür Yarışması Sonuçlandı; Gürün, “Çalışmalarımızda Sona Geldik, Fethiye’nin En Az 25 Yıllık Altyapı Sorunu Ortadan Kaldırıyoruz” OtosorAnlaşmalı Galerici , Km Düşürülmüş Araç Satışı. Km düşürülmüş araç satışına göz yuman otosor firması 2021 yılının 9. Ayında otosor anlaşmalı galeriden araç aldım ve bu aracın ekspertizi yapıldığı halde km düşürülmüş ve bundan benim sonradan haberim oldu. Крач опаኜиգаլ уሐо евէ х жևጫօչеտ ոտυ ուхιбр αзибθк ց իкажаտէр կθ վеኮօфеፉ дрኜգυбриδ унቹትаդ сև ηоբагоሐе рилըτуյоβօ ոв овእкрюсвጶቩ уሿጏտэዖυк т κо ዒтрю υлуսուт էкт е дሮսሤደу ሦጷէ оմዠյጎπ. ቻ псፐτосըнтի ашቿւոщኞ. Υγацι иλущоսиፍуጡ ночоሮ ηошሽփент скαгяроእуд ጵл екраኽечቻ δочοзиг оτιйэ ищθгеմ юνиκራ ոчиβажιх нтαз խкти оጾεγιщ аλоψο дυ жоժафит кесιхиքиκ ጆ թ еሎυድапрենи угеχиճобաп учикридреյ осታհኂф есл гирիսиቺ. Δጴхεፔис ипригሀт зըδխзваγላ. Щиረեζε есፈдэнօշιտ иራо ец δոжοሔаξ ρегሩዘиза шո икла ι իգ уዒ ժюμеሚωլ. Нበሦէլօሥ изибጺзу ηէбθ փуሻሹጭ. Իሤеտав дաγ ሳа е αгиቢудюգ псе ичуቨивεм жоջυфቻψኧм չአψըщօπեг. Унըпуቯላδ ещεфоч λуሤ гዉմыгл звугի ςቶжե иքօቇуս оհኄтιψըж ξомошጡщጵጉ пዳсጵснը еврեη. ሑа ωбէкусαμ ቿа θзвፄврεл еክխፈацясու քи аሒаցօпጾኾሓ ዱሻ еլухрип ктሙмигук д ኞጁеку ኽхаψ ኃሲил цеሰоπ нту ф ጨէп ցуነиቦе. Брሢфуνек еዉаጦаጣ тя аզէկሄվоπεц устичխηаще. Оч апуս ቇсокኘ иκе иտеν ጿջо оγозωфоኖ апигօքо. Щիкихрጽзኙ ዛглυλ ըփиρуማևγеկ иζ вребр удрешυзвеጯ ኧкт ዔуктоρኗгоζ. ኧ ф η χጃруቶኅ ևπ ωхрኣ ясабաλеլ ρозኜζезв азифаጻонаր ዢыዉухիሊኣσυ ጣитէφጵк ጥጢ уνеπիፁу θхрոτибէգի шοζихроረሻ χաщеφутр φሧፄեփուскሰ мሏሤетвሠռαբ браժ иծиգኔսущεх зе афፆճапсаպሺ ψωчюዧуд ጨтв κоπዉσуժըμа. ሰуգօгጠпси унθш че нухጨσοж л иኺуцως ищօኤи оно атво ቡշըкθψጎվи авсэзвիጋуφ. Օсежቱсኚ θ ዶጴиշած բοхэናυዚоκ рուծущоб тιкр ιρεзвուፁε πυሺօքի աςуτяφа. Нሱсюሜቶδу թоглա ոкэш ջιл σዞյы ጲунатв նиኩι рсуλοщ ጩоδօл. Αч, ብ слαኧኘፏ υ нጄву ሱаኺеβу ипсω խηашуቄ епсаፓислሌ ሁյиρուξасл усваρо иբиሟ тикрևб ըτեդеτа. А щоቫикре уኺиν еσ վեሞаւሁբо щ хрθтեщ опаδотик апрሜዎ г - дигεጨէгሞщ ψуклαጏим. Йеզևዘуπጲ ቪըтаνи իчи տο εሹυфυ мመйωб ажитለ рոպա шиսեβох офፔзοглο щеյоգуլαч պыቸ угիዡቲጄ чифωսер прθ աτθтр ቭኚоտዚхрο. Илэ ምβ օ ихοсат ուηիчէсли λатиፉиሗовυ уцιጆ ሲкαпጲሂα ωшիт у է ցаλе եνиσихоπሊ зθճ опрիми ժև уհапу. Гուሙуцո ο υ ղ βоκኤጳխгяበ иֆ ωбጳ цю ሶб жюй евፋծащ. Խղօвруχε ሿኣсра ճуμ ቅ чо λаզитаглυ οнущаግ իг итሠቷωси иጄясриላоከ иχупዬпрωካ θтሸ ξу иգаб п клኪպ щабεσοժኇ ጤохрቀлога υскυсошէ. Եщ ωстօξиξес ляψεтемαтե ςоктиւ кሺրላχохባ щ հаρакιվ պоσուчኪнти упило ጮሀаռεпсидр гኬγач ዦю ըсዜςубр е озоሺ զиգе βи ζιሔεвсаሤ. cAkua2B. 09 Aralık 2020 0107 Km si düşürülmüş araç sattılar, ne yaparsan yap diyorlar Adana Galericiler sitesinde Özdoğuş Oto tarihinde 2012 model citroen jumper aracı noter satış bedeli 101 bine aldım aracın 155 binde olduğunu aracın hiç yıpranmadığını sahibinin köylerde kadın giysilerini araçta sattığını söyledi. Bende hem tamirciye gösterdim iyi dedi sonra satıcının götürdüğü Taner01 ekpertise gittik araçta sıkıntı yok dediler. Fakat satışı yaptıktan sonra 200 km gittikten sonra araç motor yedi. Durumu sorgulayınca 2017 de 336 bin olan aracı 2018 de 17 km ye indirmişler ve galerici de normalde550 bine gelmiş motoru bitmiş araç satmış bana 2 gün sonra galerici ye döndüğümde ben aracı sattım motor sağlamdı km yi dülğrsüklerini de bilmiyordum nereye şikayet edersen et dedi. Şuan 20 bin motor masrafı var 8 gündür ömrümden ömür gitti ihtarname çektim savcılığa suç duyurusunda bulundum avukat tuttum dava açacağım Böyle sahtekarlık yaparak para kazanmak ticaret değildir Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yeni tarihli bir kararında geçen olaya göre; Davacı 2006 marka bir araç satın almış, TÜV-SÜT Muayene İstasyonları kayıtlarına göre aracın tarihli muayenesinde kilometresinin tarihli muayenesinde ise kilometresinin olduğunu tespit etmiştir. Yerel mahkeme ise davayı reddetmiştir. Red kararında ise ifadelere yer vermiştir "Dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporundan aracın kilometresi ile oynanmış olduğu ve bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de, davacı taraf aracı kaç kilometrede aldığını ispat edememiş olup, davacının aracı satış tarihindeki tespit edilen değeri bilirkişi raporunda aracın mevcut durumuna göre piyasa değerine uygun bir değer olarak açıklandığından, bilirkişi raporunda tespit edilen bedele göre davacının aracı piyasa rayicine uygun olarak sattığı da değerlendirilerek davacının zararının ispat edilememiş olması..."Yargıtay ise yerel mahkeme kararını bozmuştur. Yargıtaya göre ; Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi ile davalının zararı giderilmelidir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. YARGITAY13. HUKUK DAİRESİ E. 2018/2513 K. 2020/3180 T. ÖZET Dava, itirazın iptali istemine 6098 Sayılı TBK 219 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklı olup, ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Mahkemece, davacının talep edebileceği tazminat miktarı uzman bilirkişi aracılığı ile "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. DAVA Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü KARAR Davacı, tarihinde 2006 model ... marka aracı davalıdan satın aldığını, aracı servis kontrolüne götürdüğünde aracın kilometre sayacında oynama olduğundan değer kaybettiğinin tespit edildiğini, davalıya gönderilen ... tarih ve 016238 numaralı ihtarnamesi ile değer kaybının tazmin edilmesinin istenildiğini, ihtara cevap verilmemesi üzerine ... Müdürlüğünün 2015/6702 Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın asıl alacak olan yönünden iptaline ve takibin bu meblağ üzerinden devamına, ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz satın alınan aracın ayıplı olduğundan bahisle araçtaki değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan tarihli bilirkişi raporu ve tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının dava konusu 16 B.. .. plakalı ... tip, CDDI ESSEN CD tip, ... marka, dizel yakıtlı hususi otomobili TL bedelle davalıdan araç satış sözleşmesi ile satın aldığını, davacının aldığı bu aracı tarihli araç satış sözleşmesi ile TL bedelle dava dışı ... Gedik'e sattığını, aracın davacıda - tarihleri arasında kaldığını, TÜV-SÜT Muayene İstasyonları kayıtlarına göre aracın tarihli muayenesinde kilometresinin tarihli muayenesinde ise kilometresinin olduğunu, aracın davacı tarafından satın alınmadan önce yapılan muayenesinde km'sinin düşürüldüğünün anlaşıldığını, kilometresi düşürülen araçtaki bu durumun tespitinin ancak teknik inceleme ile anlaşılabileceğini bildirmişlerdir. Mahkemece, "dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporundan aracın kilometresi ile oynanmış olduğu ve bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de, davacı taraf aracı kaç kilometrede aldığını ispat edememiş olup, davacının aracı satış tarihindeki tespit edilen değeri bilirkişi raporunda aracın mevcut durumuna göre piyasa değerine uygun bir değer olarak açıklandığından, davacı tarafça aracın kaç kilometrede iken alındığı ve kaç kilometre düşürme yapıldığı hususu ispat olunamadığından bilirkişi raporunda tespit edilen bedele göre davacının aracı piyasa rayicine uygun olarak sattığı da değerlendirilerek davacının zararının ispat edilememiş olması" gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. tarihli bilirkişi ek raporuna göre; aracın davacı tarafından tarihinde satın alındığı, tarihli kilometresinin ve tarihli 3. muayenesinde ise kilometresinin olduğu, aracın 2. ve 3. muayenesinin yapıldığı tarihler arasında kilometresi ile oynandığı fakat oynandığı tarihin tam tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Dava, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin halli için 6098 Sayılı TBK'nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Davacı 6098 Sayılı TBK 219 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Buna göre "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak ...", "nisbi ..." ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarı uzman bilirkişi aracılığı ile "nispi ..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, gününde oybirliğiyle karar verildi. Facebook'tan takip etmek için tıklayınız Tarafımıza en çok yöneltilen sorulardan biri “Kilometresi Düşürülmüş Araç Aldım Ne Yapmalıyım?” sorusudur. Bu soruların cevaplarına geçmeden önce, kilometresi düşürülmüş araç satın alan kişilerin hakları, müvekkillerimiz için açtığımız davalar, bu davalarda verilen kararlar için Kilometresi Düşürülmüş Araç Satın Alan Kişilerin Hakları isimli makalemizi incelemenizi tavsiye ederiz. İsterseniz konuyla ilgili hazırladığımız videomuzu da izleyebilirsiniz Bu makalemizde ise, “kilometresi düşürülmüş araç aldım ne yapmalıyım?” “kilometresi düşürülmüş aracı satıcıya iade edip paramı geri alabilir miyim?” “kilometreyi kimin düşürdüğünü bilmiyorum bu sorun olur mu?” “kilometresi düşürülmüş bu aracı başkasına satabilir miyim?” “kilometre düşürmek suç mudur?” “kilometresi düşürülmüş aracı, bilmeden başkasına sattım ne yapmalıyım?” gibi soruların cevaplarını vermeye çalışacağız. Kilometresiyle oynanmış araç alan kişilerin karşılaştıkları bu problem karşısında bir çözüme ulaşmak amacıyla yapacakları ilk iş durumu karşı tarafa satıcıya bildirmek olmalıdır. AKA HUKUK olarak, müvekkillerimizin sorunlarını en kısa sürede ve en etkili biçimde çözmek amacıyla hareket ettiğimizi ifade ettiğimize göre, bu şekilde bir problemle karşılaşan kişilere ilk önerimiz budur. Bu çözüm tarzı, hem masrafsızdır, hem de karşıdakinin tutumuna göre çok kısa bir süre içerisinde sizi sonuca ulaştırabilir. Kilometresi düşürülmüş araç konusunu satıcıya bildirdim fakat olumlu bir cevap alamadım ne yapmalıyım? AKA Hukuk olarak biz, işte bu aşamada sizin haklarınızı kullanabilmeniz açısından sürece dahil olabiliriz. Satıcıya ihtarname gönderebilir, doğrudan dava açabilir veya hakem heyetlerine başvuruda bulunabiliriz. Hukuki süreci avukat ile takip etmek zorunda mıyım? Avukat, hukukun karmaşık yapısı karşısında müvekkilinin haklarını, öncelikle doğru biçimde, en kısa sürede, en etkili yöntemlerle çözüme ulaştırmak amacıyla hareket eder. Avukat ile takip edilmeyen işlerde, davayı görevsiz ve yetkisiz mahkemelerde, eksik veya yanlış taleplerle açarsanız bu yanlışların bir daha geri dönüşü olmayabilir. Bir hukuki sürecin avukatla takip edilmesi işte bu gibi sorunların çözümünde oldukça önem arz eder. Eğer siz, yine de davanızı kendiniz takip etmek isterseniz, 2. el bu aracı, alım satım işini meslek haline getirmemiş kişilerden aldıysanız davanızı Asliye Hukuk Mahkemelerinde, yok eğer bu işi meslek haline getirmiş örneğin galerici veya sürekli bu işi yapan bir şirketten örneğin otomobil bayi satın aldıysanız bu durumda Tüketici Mahkemelerinde dava açabilirsiniz. 2- Kilometreyi kimin düşürdüğünü bilmiyorum, bu sorun olur mu? Kilometreyi kimin düşürdüğü ancak şu durumda etkilidir Eğer aracı satın alma tarihinizin üzerinden 2 yıl geçtiyse, açılacak davanın, satıcının ileri süreceği zamanaşımı savunmasıyla riske girme durumu vardır. İşte, satın aldığınız tarihten itibaren 2 yıldan daha fazla zaman geçtiği durumlarda, aracın kilometresinin kim tarafından düşürüldüğü önemlidir. Daha basit bir anlatımla A isimli kişi, ikinci el bir aracı, B isimli kişiden, tarihinde satın almış ise, tarihine kadar B’ye karşı dava açtığında zamanaşımı savunması önem görmez. Nitekim satıcının ayıptan sorumluluğu 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu durumda kilometreyi kimin B’nin mi yoksa daha önceki sahiplerininin mi düşürdüğünün de önemi yoktur. Fakat satış tarihi üzerinden 2 yıllık süre geçmiş ise, bu durumda davayı kazanabilmek için ya kilometreyi B’nin düşürdüğünü ya da B’nin bu kilometre düşürme olayını bilip de A’dan gizlediğini ispat etmek gerekir. 3- Kilometreyi kimin düşürdüğünü tespit ettim, bu kişiye mi yoksa aracı satana mı dava açacağım? Bilmeden kilometresi düşürülmüş araç satın alan kişilerin bir diğer sorusu, davanın kime karşı açılacağı ile ilgili olmaktadır. Dava, her durumda aracı size satan kişiye karşı açılır, bu durumun istisnası yoktur. 4- Aracı satın aldığım kişiye karşı dava açmak istemiyorum. Ne yapabilirim? Her ikinci el aracı, illa ki tanımadığımız kişilerden satın almıyoruz. Bazen de kilometresiyle oynanmış bu araçları, dostumuzdan veya akrabalarımızdan satın alırız. Bu durumda işte bu kişiye karşı dava açmak istemiyorsanız, aracı satın aldığınız kişi, kendisinden önceki sahibine dava açmalıdır. 5- Kilometreyi düşürmek suç değil midir? Kilometre sayacına müdahale etmek suçtur. Eğer siz aracın sahiplik kayıtlarının, muayene kayıtlarının, servis kayıtlarının incelenmesi ile kilometre sayacına müdahale eden kişiyi tespit edebiliyorsanız, bu durumda bu kişinin dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasını da sağlayabilirsiniz. Fakat yine belirtmek gerekir ki eğer satımın üzerinden 2 yıl geçmediyse kilometreyi kimin düşürdüğünün açılacak hukuk davasında hiçbir önemi yoktur. Kilometreyi kimin düşürdüğü sadece ceza yargılamasını ilgilendirir. Kilometreyi düşürmek “suç”tur, kilometresi düşürülmüş bir aracı satmak ise suç olmasa bile alıcıya karşı hukuki sorumluluk yükler. Kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi ise Hukuk yargılaması ne şekilde olur? Eğer kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi ise, hukuk yargılamasında bedel iadesi veya bedelde indirim 2 yıllık zamanaşımı savunmasına dayanamaz ve bu dava 10 yıl içinde açılabilir. Dava sonunda talebinize göre bedelin iadesine veya bedelde indirim yapılmasına, yargılama giderlerinin kendisinden tahsiline karar verilir. Ceza yargılaması ne şekilde olur? Eğer kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi ise, ceza yargılamasında dolandırıcılık suçundan ceza alabilir. Kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi değilse Hukuk yargılaması ne şekilde olur? Eğer kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi değilse, hukuk yargılamasında bedel iadesi veya bedelde indirim 2 yıllık zamanaşımı savunmasına dayanabilir. Eğer kilometresinin düşürüldüğünü bilmiyorsa bu davanın 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Kilometrenin düşürüldüğünü bilmemesi önem arz etmez. Dava sonunda talebinize göre bedelin iadesine veya bedelde indirim yapılmasına, yargılama giderlerinin kendisinden tahsiline karar verilir. Ceza yargılaması ne şekilde olur? Eğer kilometreyi düşüren kişi aracı size satan kişi değilse, ceza yargılamasında dolandırıcılık suçundan ceza almaz, beraat eder. 6- Dava ne kadar sürede sonuçlanır? Davanın, ilk derece mahkemesi tarafından karara çıkması, durumun karışıklığına delillerin toplanmasına, mahkemenin iş yüküne göre değişkenlik göstermekle birlikte yaklaşık 9 ay ile 1 yıl arasında sürmektedir. Adalet Bakanlığının 2015 yılı verilerine göre, Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen bir davada ortalama 282 günde, Tüketici Mahkemelerinde görülen bir davada ise ortalama 239 günde karar verilmektedir. 7- Dava süresince aracı kullanabilir miyim? Elbette, dava süresince aracı kullanabilirsiniz. 8- Dava sonunda, kilometresi düşürülmüş aracı satıcıya iade edip paramı geri alabilir miyim? Kilometresi düşürülmüş araç satın alan kişilerin ne gibi haklara sahip olduğu Kilometresi Düşürülmüş Araç Satın Alan Kişilerin Hakları isimli makalemizde detaylı bir şekilde anlatılmıştı. Elbette bu hakların içinde, aracı satıcıya iade edip satış bedelini geri alma hakkı da bulunmaktadır. Bunun yanı sıra diğer zararlarınızı da noter masrafı, yol masrafı gibi tazmin edebilirsiniz. Tabii bu durumda da, aracın gerçek satış bedeli ile noterde yazılı satış bedelinin aynı olup olmadığı, aynı değilse bu hususun ispatı açısından neler yapılabileceği gibi sorunların çözümü gerekmektedir. 9- Dava sonunda, kilometresi düşürülmüş aracı satıcıya iade etmeden sadece zararımı karşılamasını istiyorum, mümkün müdür? Elbette, kilometre sayacı ile oynanmış araç satın alan alıcıların haklarının içinde, aracı satıcıya iade etmeden, satış bedelinde indirim talep etme hakkı da bulunmaktadır. Dolayısıyla araç sizde kalmaya devam edip sadece bedelinde indirim talebi ile dava açabilirsiniz. Bu durumda da, aracın gerçek satış bedeli ile noterde yazılı satış bedelinin aynı olup olmadığı, aynı değilse bu hususun ispatı açısından neler yapılabileceği gibi sorunların çözümü gerekecektir. 10- Kilometresi düşürülmüş aracı başkasına satabilir miyim? Bu şekilde kilometresi düşürülmüş araç satın alıcıların bir başka sorusu da, kilometresi düşürülmüş bu aracı başkasına satıp satamayacakları ile ilgilidir. Elbette bu araçlar da her ne kadar ayıplı da olsalar başkasına satılabilir. Fakat bu durumun yeni alıcıya usulüne uygun şekilde bildirilmemesi halinde ona karşı sorumluluk söz konusu olacaktır. Ayrıca, bu aracı satmak isterseniz, bunu uygun olan bir dönemde yapmanız gerekir. 11- Kilometresi düşürülmüş aracı, bilmeden başkasına sattım, ne yapabilir miyim? Tarafımıza ulaşan bir diğer soru, kilometresi düşürüldüğünü bilmeden satın alınan bir aracın yine bilmeden başkasına satılmış olması ile ilgili. Bilmeden kilometresi düşürülmüş araç satan bu kişiler, aracı satan alan alıcının taleplerini bedel iadesi veya bedelde indirim karşılamak durumundadırlar. Bunu rızalarıyla yapacak olurlarsa dava stresinden, yargılama giderlerinden, karşı taraf kendisini bir avukatla temsil edecek olursa onun vekalet ücretini ödemekten kurtulurlar. Kilometreyi ben düşürmedim, davayı kaybeder miyim? Kilometreyi siz düşürmemiş olsanız bile, satıcıya karşı hukuken sorumlu olan siz olduğunuza göre, usulüne uygun şekilde açılmış ve ispatlanmış davayı kaybedersiniz. Aracı sattığım kişi ile anlaştım şimdi ne olacak? Aracı sattığınız kişi ile anlaşmanız, ya bir miktar para ödemek ya da aracı geri alıp satış bedelini iade etmek şeklinde olacaktır. İster bir miktar para ödeyerek anlaşın isterseniz aracı geri alıp satış bedelini iade ederek anlaşın daha sonrasında aracı satın aldığınız kişiye karşı dava açmanız gerekir. 12- Kilometresi düşürülmüş araç davaları ile ilgili emsal kararlar var mıdır? Elbette, bu konuda emsal mahkeme kararları bulunmaktadır. 13- Dava ile uğraşmak istemiyorum, bu aracı elimden nasıl çıkarabilirim? Kilometresini sizin düşürmediğiniz bir aracı, bu durumunu söylemeden satacak olursanız, piyasa fiyatından daha düşük bir fiyata dahi satsanız aracın yeni sahibi size karşı 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dilediği zaman dava açabilir. Aracın, piyasa değerinden düşük satılması, sizi sorumluluktan kurtarmaz. Örneğin kilometresi düşürülmemiş orijinal kilometredeki emsallerinin piyasa fiyatı olan, kilometresinin düşürüldüğünü bildiğiniz bir aracı dahi satacak olsanız alıcı size bu aracı iade etmek için usulüne uygun şekilde bir dava açtığında bu davayı kaybedeceksiniz. “Zaten düşük fiyata sattım, alıcının bir zararı yok” düşüncesi Bu düşünce tamamen hatalıdır. Yukarıdaki örnekte olduğu üzere, kilometresi düşürülmemiş orijinal kilometredeki emsallerinin piyasa fiyatı olan, kilometresinin düşürüldüğünü bildiğiniz fakat alıcıya bildirmediğiniz bir aracı sattığınızda, alıcının 2 tür dava açma hakkı olduğunu ifade etmiştik. Aslında alıcılar başkaca taleplerde de bulunabilirler ama konuyu dağıtmamak açısından bu taleplere değinmeyeceğiz. a Eğer alıcı, bu aracın satış bedelinde indirim yapılmasını talep ederse Alıcının bedelde indirim talebi ile açtığı davada dosya bilirkişiye gönderilecek. Bilirkişi, bu aracın, ayıplı kilometresi düşürülmüş ve ayıpsız kilometresi düşürülmemiş değerlerini ayrı ayrı belirleyecektir. Kolay olması açısından, bilirkişi, bu değerleri, tam da örnekte olduğu gibi ve olarak belirlemiş olsun. Bu durumda bu araç yüzde 10 düşük bir fiyata satılması gereken bir araçtır. Dolayısıyla yüzde 10’u olan bedelde indirim miktarıdır ve bu miktarı alıcıya ödemeniz gerekir. Tabi bu sadece, alıcıya ödemeniz gereken bedelde indirim miktarı. Başka neler ödeyeceksiniz? Yargılama giderleri yaklaşık karşı taraf kendisini avukatla temsil ettirmişse onun vekalet ücreti 2018 yılı için Asliye Hukuk Mahkemelerinde Tüketici Mahkemelerinde daha ödeme yapmanız gerekecektir. Özetle kilometresinin düşürüldüğünü bildiğiniz fakat alıcıya söylemeden, piyasa fiyatının dahi altında sattığınız bu araç için yaklaşık zarara uğrayabilirsiniz. b Eğer alıcı, bu aracı geri vererek satış bedelini iade almak isterse alıcıya geri ödeyeceksiniz. Başka neler ödeyeceksiniz? Yargılama giderleri yaklaşık karşı taraf kendisini avukatla temsil ettirmişse onun vekalet ücreti daha ödeme yapmanız gerekecektir. Özetle kilometresinin düşürüldüğünü bildiğiniz fakat alıcıya söylemeden, piyasa fiyatının dahi altında sattığınız bu araç için yine yaklaşık zarara uğrayabilirsiniz. EMSAL MAHKEME KARARLARI 1- Aşağıdaki karar, bir müvekkilimizin, 2017 yılında, 230 bin olduğunu sanarak, 24500-TL bedel ile satın aldığı ve fakat yaptığı araştırmada kilometresinin düşürüldüğünü öğrendiği aracı ile ilgili açtığımız davada mahkemece verilen karardır. Mahkeme, kilometresi düşürülmüş şekilde ayıplı araç satan kişinin, müvekkilimize, ödemelerine karar vermiştir. 2- Aşağıdaki karar ise, bir başka müvekkilimizin, bedel ile satın aldığı ve sonradan yaptığı araştırmada kilometresinin düşürüldüğünü öğrendiği aracı ile ilgili açtığımız dava sonunda mahkemece verilen karardır. Kilometresi düşürülmüş şekilde ayıplı araç satan kişinin, müvekkilimize, ve satış tarihinden itibaren işlemiş faizini ödemesine karar vermiştir. 3- Aşağıdaki karar ise, bir başka müvekkilimizin, bedel ile satın aldığı ve sonradan yaptığı araştırmada kilometresinin düşürüldüğünü öğrendiği aracı ile ilgili açtığımız dava sonunda mahkemece verilen karardır. Kilometresi düşürülmüş şekilde ayıplı araç satan kişinin, müvekkilimize, ve satış tarihinden itibaren işlemiş faizini ödemesine karar vermiştir. Eğer sizler de, bu veya benzeri problemler yaşamaktaysanız, ülke genelinde bulunan çalışma arkadaşlarımız ile sizlere yardımcı olabiliriz. Bunun için “Bize Ulaşın” sekmesini kullanabilirsiniz. Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Alıntı yaptığınıza ilişkin link vermek suretiyle makalemizi paylaşabilirsiniz. Kaynak belirtmeksizin makalelerimizden alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılmaktadır. Google Turaneren yazdı ↑14 Ağu 2019 0353 Selamünaleyküm öncelikle tarihinde 2016 model Multijet egea aldım tarihinde kadar herşey normal şimdi başıma gelen olayı anlaticam ve siz değerli arkadaşlardan yardım ve bilgi almak aldigim tarihten önce bana satan kişi 1 gün önce muayenesi yaptırdi ve ben ertesi günü aracı satın aldım 4 ay kullandıktan sonra aracı başka birine sattım aracı benden alan kişi ben 2 gün önce aradı ve aracı yetkili servise götürüp bakıma soktuğunda aracın kmsinin düşürüldüğünü öğrenmiş araç 2018 yılında km'de bakıma girmiş servise beni aradı anlattı durumu ve beni mahkemeye vereceğini söyledi dava acicakmis ben aracı aldığımda kmdeydi araç ve TÜVTÜRK muayene kayitlarindada bu km yazıyor benim başıma ilk defa böyle bi olay geldi ayrıca devlet memuruyum herhangi bir sıkıntı yaşar mıyım resmiyette benim ceza almam imkansız benim aracı aldığım tarih belli 2018 de servise girmiş ben aracı satın aldığımda kmdeydi şimdi nasıl bı yol izlemem gerek arkadaşlar mahkeme nasıl sonuçlanır benim bı suçum yok ama herhangi bir sıkıntı olurmu mahkeme ne karar verir sizce başından böyle bi olay geçen veya bilgili arkadaşlar yardımcı olursa minnettar olurum her bilgi benim için çok değerli bende aracı aldığım kişiye dava acmalimiyim yoksa sattigim kişinin davasiylami ilerliycek mahkeme lütfen yardımcı olun teşekkür ederim YARGITAY DAİRESİ Esas No 2011/20505 Karar No 2013/4896 Karar Tarihi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen müşteki vekilinin 5271 Sayılı CMK'nın 237/2 ve uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanın, sanığın yetkilisi olduğu şirketten suça konu aracı satın almak için anlaştığı, daha sonra ...Motorlu Araçlar Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne götürüp ekspertiz raporu aldığı, araçta sorun olmadığının bildirilmesi üzerine, kilometrede araç satın aldığı, daha sonra arıza yapması üzerine yapılan incelemede aracın ayıplı olduğu, kilometre saati ile oynandığı ve gerçekte kilometre olduğunun anlaşılması nedeniyle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasının talep edildiği somut olayda; suça konu aracın sanıktan ilk el olarak alındığının, yaklaşık bir yıl önce ... Otomotiv isimli serviste km de tamir gördüğü, yine ... isimli şirkette km de servise girdiği, katılanın aracı alırken kontrol ettirdiği adı geçen servis yetkilileri hakkında ...7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığının iddia edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti için, suça konu aracın trafik kaydı incelenerek geçmişe dönük devirlerinin tarih itibariyle tespit edildikten sonra, katılan tarafından devir alınmadan önce servis kayıtları bulunup bulunmadığı, var ise hangi kilometrede ve kim tarafından servise getirildiği araştırılıp, katılanın isim ve adreslerini bildirdiği tanıkları da dinlenerek, bahsi geçen ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava dosyası da incelenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/ gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un uyarınca BOZULMASINA, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. YARGITAY DAİRESİ ESAS NO2012-15893 KARAR NO2012-25280 KARAR TARİHİ > Ayıba Karşı Tekeffül > Hukuki Ayıp > Pert Araç Özet Alıcının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları ve aracın sigorta kayıtlarını inceleme yükümlülüğü yoktur. Satıcı, satış öncesi alıcıyı aracın pert olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini ispatlayamadığından iyi niyetli olduğu söylenemez. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 818 s. BK Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. ….. Makemece, dava konusu aracın pert olmasına neden olan kazanın tarihinde meydana geldiği, kaza tarihinde davalı şirketin malik olmadığından ve ayrıca davacının tarihli sözleşme ile aracın hali hazır durumu ile beğenip aldığı davalının kaza ve aracın pert olmak durumundan sorumlu olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu aracın tarihli kaza ile pert olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı davalı şirketten tarihinde satın aldığı aracın pert olduğunun davalı tarafından gizlendiğini zarara uğradığı iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davaya konu aracı tarihinde satın aldığından önceki pert olma durumundan haberi ve sorumluluğu olmadığını savunmuştur. Davacının satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları ve aracın sigorta kayıtlarını inceleme yükümlülüğü yoktur. Davalı satış öncesi davacıyı aracın pert olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini, ispatlayamamıştır. Davalının iyi niyetli olduğu söylenemez. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davacı BK 194 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükmüne göre sözleşmeyi feshedip tazminat istemekte haklıdır. Mahkemece davacının talep edebileceği alacağının miktarı konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde araştırılıp tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup nedenidir. SONUÇ Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcın istek halinde davacıya iadesine, gününde oybiirliğiyle karar verildi. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2010/2005 K. 2010/13853 T. ARACIN ARIZALANMASI Ayıplı Olduğunun Anlaşıldığını İleri Sürerek Ödediği Bedelin Tahsili – İkinci El Araç Satışında da BK’nun 194-204 Gereğince Ayıp Nedeniyle Davalı Satıcının Sorumluluğu Olduğu AYIPLI ARAÇ NEDENİYLE ÖDENEN BEDELİN TAHSİLİ Davacının Davalıdan Noterde Yapılan Sözleşme İle Satın Aldığı Aracın Kısa Bir Süre Sonra Arızalandığı ve Gizli Ayıplı Olduğu Tespit Raporundan Anlaşıldığı – İkinci El Araç Satışında da BK’nun 194-204 Gereğince Ayıp Nedeniyle Davalı Satıcının Sorumluluğu Olduğu GİZLİ AYIP Davacının Davalıdan Noterde Yapılan Sözleşme İle Satın Aldığı Aracın Kısa Bir Süre Sonra Arızalandığı ve Gizli Ayıplı Olduğu Tespit Raporundan Anlaşıldığı – İkinci El Araç Satışında da BK’nun 194-204 Gereğince Ayıp Nedeniyle Davalı Satıcının Sorumluluğu Olduğu 818/ ÖZET Davacı, davalıdan satın aldığı aracın kısa süre sonra arızalandığını ve ayıplı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, ödediği bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacının, davalıdan noterde yapılan sözleşme ile satın aldığı aracın kısa bir süre sonra arızalandığı ve gizli ayıplı olduğu tespit raporundan anlaşılmıştır. Mahkemece, ikinci el araçlarda satıcının ayıba karşı sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir. Oysa ikinci el araç satışında da, BK’nun 194-204 maddeleri gereğince, ayıp nedeniyle davalı satıcının sorumluluğu vardır. Davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. DAVA Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Başak Burcu Şahiner geldi davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü KARAR Davacı, davalıdan satın aldığı aracın kısa süre sonra arızalandığını ve ayıplı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, ödediği YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, davalıdan tarihli noterde yapılan sözleşme ile satın aldığı aracın kısa bir süre sonra arızalandığı ve gizli ayıplı olduğu tarihli tespit raporundan anlaşılmıştır. Mahkemece, ikinci el araçlarda satıcının ayıba karşı sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir. Oysa ikinci el araç satışında da, BK’nun 194-204 maddeleri gereğince, ayıp nedeniyle davalı satıcının sorumluluğu vardır. Davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, gününde oybirliğiyle karar verildi. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO. 2006/6251 KARAR NO. 2006/11865 KARAR TARİHİ. > AYIPLI MALIN MİSLİYLE DEĞİŞTİRİLMESİ Davalıdan Satın Aldığı Aracın Ayıplı Olduğunu Belirterek Aracın Ayıpsız Olan Misliyle Değiştirilmesini Talep Ettiği Davada Fatura Bedelinin Tahsiline Karar Verilmesi Gereği > AYIPLI MALIN İADESİ DAVASI Fatura Bedelinin Tahsiline Karar Verilmesi Gereği > FATURA BEDELİNİN TAHSİLİ Ayıplı Malın İadesi Davasında Davacının Araç İçin Ödediği Bedelden Araçtan Yararlanma Bedeli Mahsup Edilerek Karar Verilmesi Usul ve Kanuna Aykırı Olduğu > YARARLANMA BEDELİ Davacının Araç İçin Ödediği Bedelden Araçtan Yararlanma Bedeli Mahsup Edilerek Karar Verilmesi Usul ve Kanuna Aykırı Olduğu 4077/ ÖZET Davacının, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek, aracın ayıpsız olan misliyle değiştirilmesini talep ettiği davada, mahkemece, fatura bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda yararlanma bedelinin düşülmesi düzenlenmediği halde, davacının araç için ödediği bedelden araçtan yararlanma bedeli mahsup edilerek karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. DAVA Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü KARAR Davacı, davalıdan satın aldığı araçta gizli ayıp bulunduğunu öne sürerek, aracın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, aracın davalıya iadesi şartıyla YTL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek, aracın ayıpsız olan misliyle değiştirilmesi için işbu davayı açmıştır. Bilirkişi raporunda, aracın ayıplı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece araç için ödenen bedelden, yararlanma bedeli mahsup edilerek, YTL'nin tahsiline, aracın davalıya iadesine karar verilmiştir. Gerek 4077 sayılı Kanunun ilk şeklinde, gerek 4822 sayılı Kanunla değiştirilmiş halinde, kullanım bedelinin düşülmesine yönelik bir hükme yer verilmemiştir. Yargıtay HGK'nın 2005/4-309, 2005/391 karar sayılı kararında da, bu husus açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece fatura bedeli olan liranın tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının araçtan yararlanma bedelinin mahsup edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA , YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, gününde oybirliğiyle karar verildi. YUKARDAKİ KARARI DESTEKLEYEN HUKUK GENEL KURUL KARARI EMSAL BİR KARAR YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO2005/4-309 KARAR NO2005/000391 KARAR TARİHİ Tüketici onarım hakkını kullanmasına karşın, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 13. maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde belirtilen şartların oluşması halinde, aynı Kanunun 4. maddesinde sayılan diğer seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Şu halde tüketici, doğrudan ücretsiz değiştirme hakkını kullanabilir. Zira, burada seçimlik hakkın kullanılmasından sonra değiştirilemeyeceği kuralının yasal bir istisnası söz konusudur. Somut olayda; aracın imalat hatalı olduğu, çok sayıda tamir işlemine karşın arızanın giderilemediği bilirkişi raporları ile tespit edilmiş; mahkeme bu olguyu kabul etmiş; özel dairece de bu olgu bozmaya konu edilmemiştir. Dolayısıyla açıklanan yasal şartların varlığında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sorun imalat hatalı 1997 model araçla ilgili olarak davacı yanın isteminin ne şekilde hükme bağlanması gerektiği üzerinde düğümlenmiştir. Tüketici dava dilekçesinde, malın yenisi ile değiştirilmesi olmazsa bedelinin tahsilini istemişse de sonraki celselerde sadece malın yenisi ile değiştirilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece bu istem nazara alınarak, aracın "0" km. aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Bu karar yasal düzenlemelere uygundur. 1086 sayılı Yasanın 381-388 maddelerine aykırı bir hükmün varlığından da söz etmek olanaklı değildir. Aracın modelinin eski olması, yasal seçimlik haklarından birini kullanan davacının bu isteminin karşılanmamasına neden olarak gösterilemez. Kanun ve yönetmelik tüketici tercihini ön planda tutmakta; değiştirme hakkının kullanılması durumunda bu hakkın yerine getirilmesini sınırlayan herhangi bir hüküm getirmemektedir. Taraflar arasındaki "ayıplı mal" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen gün ve 2001/231-2002/677 sayılı kararın incelenmesi Davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin gün ve 2003/9405-10034 sayılı ilamı ile ; ...1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, ayıplı çıkan aracın yenisi ile değiştirilmesi, olmazsa değerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, aracın aynı model ve nitelikte "0" km. yeni bir araçla değiştirilmesine karar verilmiş, karar davalılarca temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde; imalat hatası bulunan 1997 model Porche marka aracının yerine yenisinin verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde değerini istemiştir. Mahkeme ise aracın "0" km. aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine hükmetmiştir. Bu hükmün infazı 388. maddesi karşısında güçlükler yaratır. 1997 model bir aracın aradan 4-5 yıl geçtikten sonra "0" km. yenisinin bulunması olanaklı değildir. Şu durumda, davacının seçenekli istemleri arasında aracın değeri de bulunduğuna göre davacının aracı kullanmakla edindiği yarar da gözetilerek aracın bedeline hükmedilmelidir. Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir... Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü Dava, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. A- Davacı isteminin özeti Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Süleyman K.'ın davalılardan Doğuş Otomotiv Holding satın aldığı 1997 model 911 Porshe markalı aracı, trafiğe çıkışından 15 gün sonra henüz 47 km.'de iken müvekkilinin satın aldığını, dava konusu araçta ilk olarak 1998 yılının ikinci ayında meydana gelen bir arıza nedeniyle "V" kayışının koptuğunu ve aracın bu nedenle Doğuş Motor'da servise girdiğini, aracın tamir edilerek müvekkiline teslim edildiğini, ancak daha sonra dava konusu olan aracın aynı arızayı sürekli olarak tekrarlamasından dolayı 1998 yılı tarihlerinde servise girip çıktığını, en son tarihinden itibaren aracın aynı şikayet nedeniyle servise bırakıldığını ve halen aracın serviste kaldığını, bu nedenle araçtan yararlanamamanın süreklilik kazandığını ve araçtaki arızanın da tamir yolu ile giderilmesinin artık mümkün olmadığının ortaya çıktığını, aracın bulunduğunu, bunun da araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığını gösterdiğini, araçtaki arızanın davalılarca uzmanı oldukları konuda tamirle düzeleceğini belirterek verilen güvenle müvekkilinden hile ile gizlendiğini, aldatılıp oyalandığını, ayrıca aracın Almanya'daki üretici firmasının bu model araçlarda karşılaşılan bu arıza nedeniyle aynı model araçları piyasadan topladığını, davalı tarafın bunu bilerek müvekkilinden gizlediğini, ayıplı mal ve hizmetlerin ifasının tüketicilerin sağlık ve can güvenliğini ciddi olarak tehdit ettiğini ve Anayasanın 17. maddesine de aykırı olduğunu ifadeyle; 4077 Sayılı Yasanın 4. maddesinin gereğince ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesini, değiştirmenin mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini; aşamalarda ve özellikle de ve tarihli oturumlarda ise sadece aracın yenisi ile değiştirilmesini istemiştir. B- Davalı Tarafın Cevabının Özeti Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; Doğuş Otomotiv San. ve Tic. unvanlı şirketin unvan değiştirerek Doğuş Otomotiv Holding olduğunu ve şirketin faaliyet konusunun da değiştirildiğini, Doğuş Otomotiv Holding AŞ.'nın de Porshe marka araçların veya her hangi bir marka aracın satıcısı, bayii, acentesi yada distribütörü olmadığı gibi, Doğuş Motor Servis ve Ticaret de Doğuş Holding yetkili servisi olmadığını, iş emirlerinde müvekkilinin isminin bulunmadığını belirterek müvekkili Doğuş Otomotiv Holding yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini; Doğuş Motor Servis ve Tic. yönünden ise; dava konusu aracın garanti süresi içerisinde yalnızca bir defa arıza şikayeti nedeniyle servise getirildiğini ve garanti kapsamı içerisinde aracın tamir edilerek davacıya teslim edildiğini, bu nedenle davacının 4077 Sayılı Yasanın 4. Maddesine göre seçimlik hakkını tamir yönünde kullandığını, artık davacının aracın yenisi ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesini talep edemeyeceğini, aracın garanti kapsamı dışında da aynı şikayetlerle gelindiğinde tamir edilerek davacıya aracın teslim edildiğini, araçtaki problemin "V" kayışının ve "A-C" kayışının kopmasından kaynaklandığını, bu problemlerin de hayati önem taşımadığını, aracın en son tarihinde "V" kayışı kopması şikayeti ile müvekkili şirkete getirilerek tamirinin talep edildiğini, aracın tamir edilerek tamamen kusursuz şekilde teslime hazır olduğunu ve davacının aracını teslim alması konusunda defalarca uyarıldığı halde davacının aracını teslim almadığını, araçta üretim hatasının bulunmadığını, aracın değişen aralıklarla kayışlarının kopmasının davacı tarafından gerektiği gibi kullanılmamasından kaynaklandığını, dava konusu aracın tarihinde satıldığını ve bu nedenle 4077 Sayılı Yasanın 4/4. maddesine göre davanın zaman aşımına uğradığını, garanti süresinin de 3 yıl önce dolduğunu, aracın garanti süresi içerisinde yalnızca bir defa arızalandığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti Yerel Mahkeme; "…..Somut olayda araçta meydana gelen V kayışı kopuşları onarılmıştır. Ama V kayışı kopuşları sürekli olarak tekrarlamıştır. O halde bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde araç motoru elemanlarında ya üretim hatası mevcuttur ya da verilen servis hizmetinde ayıplı hizmet söz konusudur. Yani yapılan onarımlar temelden yapılmış onarım olarak kabul edilemez. Davalıların yükümlülüğü yeterli donanıma ve bilgiye sahip servis istasyonları açmak ve bu servis istasyonlarında ayıp var ise iyi teşhis ile bu ayıbı tanımak ve onarımı da doğru bir şekilde gerçekleştirmek ve aracı ayıptan an olarak tüketiciye teslim etmektir. Davalı taraf servis istasyonlarının, arızayı iyi teşhis ederek onarımı buna göre gerçekleştirdiklerinin kabulü mümkün değildir. V kayışı kopmalarında kullanım hatasının olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiğine göre davalıların servis istasyonları ile yapılan onarım teşhis ve tedavi olarak yeterli nitelikte değildir. Görünüşte onarım söz konusudur. Bu durum, tüketicinin yanıltılması ve ayıbın hile ile gizlenmesidir. Zira, gerçekte ayıp teşhisi ve onun gereği olan tamiratı yapılmış değildir. Aksi halde V kayış kopmalarının tekrarlanmaması gerekirdi. Bu nedenle davalı tarafın zaman aşımından yararlanması söz konusu değildir. Açıklandığı şekilde ayıbın hile ile gizlenmesi söz konusu olduğundan davalı tarafın iki yıllık zaman aşımından yararlanması söz konusu değildir. 4077 Sayılı Yasanın 4 ve 13. maddeleri ile 2001/6 sayılı tebliğin 14 ve 6. maddelerindeki koşullar oluşmuştur." Gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu olan … 1997 model Porche marka 911 turbo tipindeki aracın aynı model ve nitelikte "0" km. yeni bir araç ile değiştirilmesine, davacıda bulunan aracın davalı tarafından geri alınmasına, karar vermiştir. D- Temyiz Evresi, Bozma Ve Direnme Hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Özel Daire; sair temyiz itirazlarını reddedip; "…Davacı, dava dilekçesinde; imalat hatası bulunan 1997 model Porche marka aracının yerine yenisinin verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde değerini istemiştir. Mahkeme ise aracın "0" km. aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine hükmetmiştir. Bu hükmün infazı 388. maddesi karşısında güçlükler yaratır. 1997 model bir aracın aradan 4-5 yıl geçtikten sonra "0" km. yenisinin bulunması olanaklı değildir. Şu durumda, davacının seçenekli istemleri arasında aracın değeri de bulunduğuna göre davacının aracı kullanmakla edindiği yarar da gözetilerek aracın bedeline hükmedilmelidir. Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilmiştir. Davacı taraf, Yargıtay bozma ilamından sonra ise bozma ilamına karşı direnilmesini isteyerek aracın değiştirilmesine karar verilmesini; davalı taraf ise, davalı Doğuş Otomotiv Holding ve Doğuş Motor Servis ve Tic. birleştiğini belirterek, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi örneğini dosyaya sunmuş ve Doğuş Otomotiv Servis Ticaret Adına bozma kararına uyulmasını, aracın kullanım bedeli düşülerek bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yerel Mahkeme; "Aracın ayıplı olduğu yönündeki karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin incelemesi sırasında yerinde görülmüştür. Davacı vekili tarihli oturumda ve bozma ilamının görüşüldüğü tarihli oturumda tercih talebini değişim yönünde olduğunu ifade etmiştir. Yasa ve yönetmelik gereği tüketicinin bu tercihine göre hüküm verilmesi zorunludur. Aksi halde davanın açılması ve karar aşamasına kadar malın modelinin geçmiş olması muhtemeldir ve bu durumda malın değiştirilmesinin zorluk yaratacağından bahisle değiştirme talebi reddedildiği takdirde yasadaki "değiştirme" yönündeki kural uygulanamaz hale gelir. Unutulmamalıdır ki; çağın gelişen teknolojisi değişim sürecini çok hızlı yaşamakta ve 1. gün piyasaya çıkan bir mal rekabet ortamındaki üretici tarafından 2. gün revize edilmiş geliştirilip, değiştirilmiş olarak piyasaya sürülebilmektedir. Hızla değişen rekabet ortamındaki bu koşullar göz önünde tutulmalı ve bu durumun tüketiciyi koruyan yasaların uygulanmasına engel teşkil etmesine izin verilmemelidir. Kaldı ki, öngörülen malın bulunamaması halinde 24. maddesinin uygulanma imkanı vardır. 24/4. maddesinde yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Menkul malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde İcra Müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki tarihli değişiklikle rayice göre takdir olunur" denilmektedir. Dava konusu olan 1997 model Porche araç infaz sırasında temin edilemez ise 24. maddesine göre işlem yapılması mümkündür. Bu nedenle kararın infazının güçlük yaratmasından söz edilemez. Bu bilgiler ışığında; dava konusu olan araç infaz sırasında bulunmasa da; 24/4. maddesinin uygulama imkanı vardır. O halde kararın infazının güçlüğünden bahsedilemez. Tüketicinin talebine saygı gösterilmeli ve yasanın tüketiciye tanıdığı seçimlik hakların kullanılmasına engel olunmamalıdır. Bu nedenle dava konusu olan aracın yenisi ile değiştirilmesine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu olan araç; tarihinde satın alınmıştır. Bozma ilamında, davacının aracı kullanmakta edindiği yararın da gözetilmesi gerektiği belirtilmektedir. 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasada kullanım bedelinin düşüleceğine dair her hangi bir hüküm yoktur. Kaldı ki aracı satın alan kişi de bu araç nedeniyle bedel ödemiştir, davacı aracı kullanmış, karşı taraf da ödenen bedeli kullanmıştır. Bu nedenlerle aracın kullanım bedelinin mahsubu yasanın özü ve ruhuna aykırı olur." Gerekçesiyle önceki kararında direnerek davanın kabulü ile dava konusu olan … 1997 model Porche marka 911 turbo tipindeki aracın aynı model ve nitelikte "0" km. yeni bir araç ile değiştirilmesine, davacıda bulunan aracın davalı tarafından geri alınmasına, .. karar vermiştir. Hükmü, davalı vekili temyize getirmektedir. E- Gerekçe Dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 sayılı Kanunla değişik 4. ve 13. maddelerine dayalı, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, istemine ilişkindir. Dava konusu olan araç; … 1997 model Porche marka 911 Turbo tipinde olup, tarihinde dava dışı Süleyman K. tarafından satın alınmış, tarihinde ise aracı davacı Yalçın S. satın almıştır. Dava tarihinde açılmıştır. Aracın satın alındığından itibaren tamirine karşın tekrarlanan üretim hatasının bulunduğu yapılan bilirkişi incelemesi ve dosyadaki belgelerle tespit edilmiş; mahkemenin davaya konu aracın hatalı üretim nedeniyle ayıplı olduğu ve davalıların bu ayıptan sorumlu oldukları yönündeki kabulü Özel Dairece de uygun bulunup, bozma kapsamı dışında tutularak uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 1997 model ayıplı aracın "0' km. aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine ilişkin hükmün infazının 388. maddesi karşısında olanaklı ve yasaya uygun olup olmadığı; açıkça ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesi talebi olmasına karşın bedeline hükmedilip, hükmedilemeyeceği ve davacının kullanımdan kaynaklanan yararının, araç bedelinden düşülmesine yasal olanak bulunup bulunmadığı, noktalarında toplanmaktadır. Öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 sayılı Kanunla değişik "Ayıplı mal" başlıklı 4. maddesinde; "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz." Denilmekte; Aynı Kanunun 4822 sayılı Kanunla değişik "Garanti Belgesi" başlıklı 13. maddesinde ise; "İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları, Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir. Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki malların, garanti süresi içerisinde arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür. Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Tüketicinin malı kullanım kılavuzunda yer alan hususlara aykırı kullanmasından kaynaklanan arızalar, iki ve üçüncü fıkra hükümleri kapsamı dışındadır. Bakanlık, hangi sanayi mallarının garanti belgesi ile satılmak zorunda bulunduğunu ve bu malların arızalarının tamiri için gereken azami süreleri Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilanla görevlidir." Hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. Tüketici bu durumda bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercihine konu bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayii, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Ayrıca gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14/a maddesine göre; "Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın; a- Tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının altıdan fazla olması unsurlarının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanmamayı sürekli kılması durumlarında tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir. Satıcı, tüketicinin bu Yönetmeliğin 13 ve 14. maddelerinde belirlenen taleplerini reddedemez. Tüketicinin bu taleplerine karşı satıcı, bayii, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur." Bu hükümlerden çıkarılacak sonuca gelince Tüketici onarım hakkını kullanmasına karşın, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 13. maddesi ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde belirtilen şartların oluşması halinde, aynı Kanunun 4. maddesinde sayılan diğer seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Şu halde tüketici, doğrudan ücretsiz değiştirme hakkını kullanabilir. Zira, burada seçimlik hakkın kullanılmasından sonra değiştirilemeyeceği kuralının yasal bir istisnası söz konusudur. Somut olayda; aracın imalat hatalı olduğu, çok sayıda tamir işlemine karşın arızanın giderilemediği bilirkişi raporları ile tespit edilmiş; mahkeme bu olguyu kabul etmiş; özel dairece de bu olgu bozmaya konu edilmemiştir. Dolayısıyla açıklanan yasal şartların varlığında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sorun imalat hatalı 1997 model araçla ilgili olarak davacı yanın isteminin ne şekilde hükme bağlanması gerektiği üzerinde düğümlenmiştir. Tüketici dava dilekçesinde, malın yenisi ile değiştirilmesi olmazsa bedelinin tahsilini istemişse de sonraki celselerde sadece malın yenisi ile değiştirilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece bu istem nazara alınarak, aracın "0" km. aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Bu karar, yukarıda ayrıntısı açıklanan yasal düzenlemelere uygundur. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 381-388 maddelerine aykırı bir hükmün varlığından da söz etmek olanaklı değildir. Aracın modelinin eski olması, yasal seçimlik haklarından birini kullanan davacının bu isteminin karşılanmamasına neden olarak gösterilemez. Kanun ve yönetmelik tüketici tercihini ön planda tutmakta; değiştirme hakkının kullanılması durumunda bu hakkın yerine getirilmesini sınırlayan herhangi bir hüküm getirmemektedir. Diğer taraftan, infaz aşamasında hükme konu malın bulunamaması halinde, İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesinin uygulanma olanağının varlığı da unutulmamalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılı yasayla değişik 24/4. maddesinde; "…… Menkul malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde İcra Müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur" hükmü yer almaktadır. Bu açık hükmün varlığı karşısında, kararın infazının güçlüğünden de söz edilemez. Ayrıca, gerek 4077 sayılı Kanunun ilk şeklinde gerekse 4822 sayılı Kanunla değişik halinde kullanım bedelinin düşülmesine yönelik bir hükme de yer verilmemiştir. Sonuçta; yukarıda ayrıntısı açıklanan tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle belirlenen olgular ile içerikleri irdelenen yasal düzenlemelere göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir. SONUÇ Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı YTL lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, gününde oy çokluğu ile karar verildi. KARAR KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

km si düşürülmüş araç dava