LS4ts. MAHKEMESİ Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ 19/10/2012 NUMARASI 2011/339-2012/537 Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalı M.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü -KARAR- Bu yazımızda yer alan konu başlıkları şu şekildedir Davacının İddiası ve TalebiDavalının SavunmasıYargılama NeticesiDavacının İddiası ve Talebi Davacı vekili, davalı borçlu M.. Y..’ın aleyhine açılan boşanma davası sonucu hükmedilen nafaka ve tazminat alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla tanzim vadeli TL senet karşılığı davalı İ.. B..’e muvazaalı olarak borçlandığını, davalı İsmail’in muvazaalı borç senedine dayalı olarak Adana 6 İcra Müdürlüğünün 2010/11134 sayılı dosyası ile takip yaptığını, borçlunun adına kayıtlı taşınmaza haciz koyduğunu, taşınmazın satış aşamasında olduğunu, davalılar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, zamanaşına uğrayan senet hakkında borçlunun itiraz etmediğini, satış aşamasındaki taşınmazla ilgili davacılar tarafından yapılan hacze ilişkin borçlunun meskeniyet iddiasında bulunmasına rağmen davalı İsmail’in yaptığı hacze ilişkin borçlunun itiraz etmediğini belirterek davalılar arasındaki senet ve bu senede istinaden yapılan takip işlemlerinin muvazaa olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalının Savunması Davalı borçlu M.. Y.. vekili davanın reddini savunmuştur. Davalı İ.. B.. vekili, davacıların hukuki menfati bulunmadığını belirterek davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının davacılardan tahsilini savunmuştur. Yargılama Neticesi Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacıların iddia ve delillerinin soyut nitelikte kaldığı, davalılar arasındaki senet ve işlemlerin yasanın kendilerine verdiği hakların kullanımı kapsamında resmi merci ve mahkeme tarafından denetimden geçirilip değerlendirilmiş işlekler olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı M.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK’nun 19 maddesi gereğince muvazaalı senet ve bu senede dayalı olarak yapılan icra takibinin iptali istemine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın dava konusu şeyin aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Somut olayda, davacılar Adana Hukuk Mahkemesinin tarihinde kesinleşen 2003/840 Esas-2004/598 karar sayılı ilamı gereğince davalı M.. Y..’dan alacaklı olup bu konuda borçlu hakkında yaptıkları icra takiplerinin tazminat alacağına ilişkin 2005/2648 yinelenmekle 2009/435, nafaka alacağına ilişkin 2003/7413 sayılı takip dosyaları devam ettiği, 2009/435 sayılı takip dosyasından haciz konulan taşınmaz hakkında davalı borçlu Metin’in meskeniyet iddiasında bulunduğu ve açtığı davanın tarihinde kabul edildiği, dava konusu muvazaalı olduğu iddia edilen tanzim vadeli TL’lik senedin davacıların alacağından sonra düzenlendiği, davalı İsmail tarafından tarihinde Adana Müdürlüğünün 2010/11134 sayılı dosyası ile takibe konulduğu, borçlu hakkındaki takibin zamanaşımına uğramasına rağmen itirazsız kesinleştiği, davalı borçlunun meskeniyet iddiasında bulunduğu taşınmazın davalı İsmail tarafından yapılan takip nedeniyle haczedilip tarihinde satılmasına ve satış bedelinin davalı İsmail’e ödenmesine rağmen borçlu Metin’in buna itiraz etmediği, dava konusu senede ilişkin davalılar arasında ticari ilişki olduğunun iddia ve ispatlanamadığı; maddi ve hukuki olgulardan davalılar arasındaki senedin ve bu senede istinaden yapılan icra takibinin muvazaalı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu senedin ve icra takibinin davacıların alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline, 2010/11134 sayılı takip dosyasından davalı İsmail’e yapılan ödemelerin tahsili ile davacılara takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddini isabetli görülmemiştir. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı M.. Y.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı M.. Y..’a geri verilmesine gününde oybirliğiyle karar verildi. 17. Hukuk Dairesi 2013/7947 E. , 2014/15062 K.
9. Hukuk Dairesi 2017/25883 E. , 2018/1215 K. "İçtihat Metni" .... DAVA Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü Y A R G I T A Y K A R A R I A Davacı İsteminin Özeti Davacı vekili, davacının daval.....e işletmesine ait ...... başmüdürlüğünde 17/02/2006 tarihinden işten çıkartıldığı 31/12/2012 tarihine kadar garaj temizlikçisi ve çaycı olarak çalıştığını, ihale süresi bittikten sonra davalı şirket Kançul İnşaat tarafından hiçbir tazminatı ödenmeden işten çıkartıldığını, en son ücretinin yemek ve yol dahil 960,00 TL. olduğunu, davacının asıl işveren .....bünyesinde değişik alt işverenlerde çalıştığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. B Davalı Cevabının Özeti Davalı ......vekili, davacının müvekkiline ait taşeron şirkette 01/05/2010-31/12/2012 tarihleri arasında çalıştığını, ancak davacının asıl işveren bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli taşeron şirketlerde çalışmasının da bulunduğunu, bu dönem dışında ve kıdem-ihbar tazminatı dışında müvekkil şirketlerinin bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın asıl işveren olan..... açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Devlet...... vekili, hizmet binası ile işletmekte olduğu hava limanı/meydanlardaki temizlik hizmetlerinin ihale ile piyasaya yaptırıldığını, davacının işten ayrıldığı dönemde temizlik hizmetlerinin diğer davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, davacının hizmet akdinin diğer davalı taraf ile imzalandığını, kendilerinin sorumluluğunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci Mahkemece verdiği ilk kararın “fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece işyerine giriş ve çıkışları gösteren kayıtlar getirtilmeli, gerekirse ek rapor alınarak bu kayıtlara göre tam olarak günlük çalışma saatleri belirlenerek fazla mesai ücreti hesaplatılmalıdır. Kayıtların olmadığı dönemler için ise, tanık beyanlarına göre ve davacının işyerinde çalıştığı dönemlerdeki çalışma saatleri ile vardiyaları somutlaştırılarak fazla mesai talebi değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır” gerekçesi ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda iş sözleşmesinin haksız feshedildiği, fazla mesai yapıldığı, tatillerde çalışıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D Temyiz Bozmadan sonra verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir. E Gerekçe 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin bozmadan önceki kararında TL. genel tatil alacağından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak TL. alacak hüküm altına alınmış, kararın davalılar tarafından temyizi üzerine yukarıda açıklanan gerekçeler ile Mahkemenin kararı Dairemizce bozulmuş, ancak genel tatil alacağı bozma kapsamı dışında kalmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise TL. genel tatil alacağından 1/3 oranında indirim yapılarak TL. alacağa hükmedilmiştir. Bu durum, bozmaya uyulmakla davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. 3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır. Fazla ve tatillerde çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. İşyerinde üçlü vardiya çalışması var ve kayan veya antraklı çalışma sözkonusu değilse kural olarak fazla mesai yapılmaz. Davacı, işyerinde garaj temizlikçisi ve çaycı olarak haftanın 6 günü saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai konusunda dinlenen davacı tanıklarının davacının işyerinde 3’lü vardiya sistemi ile çalıştığını beyan ettikleri görülmüştür. Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda, dosyada mevcut imzalı günlük yoklama kayıtlarının bulunduğu dönemde davacının fazla mesai yapmadığı belirlenmiş, kayıtların bulunmadığı dönemde ise davacı tanık beyanlarına itibarla davacının haftada 3 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek alacak hesaplanmıştır. Davacı tanıkları çalışma sistemi ve vardiyaları konusunda davacının iddiasını doğrulamamışlar, aksine davacının işyerinde 3’lü vardiya sistemi ile çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı bu üçlü vardiyada kayan veya antraklı çalışma yaptığını kanıtlayamamıştır. Bu hali ile davacının fazla mesai yaptığını usulünce kanıtlayamadığı anlaşıldığından, bu talebin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F SONUÇ Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .....
9. Hukuk Dairesi 2017/24215 E. , 2018/1251 K. "İçtihat Metni" .... DAVA Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan ... .... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü Y A R G I T A Y K A R A R I A Davacı isteminin özeti Davacı vekili, davacının 01/03/2005-31/1/2012 tarihleri arasında davalı işverenlikte çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. BDavalı cevabının özeti Davalı ... .... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi vermemişlerdir. CYerel Mahkeme kararının özeti Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı ... idaresinde diğer davalıların elemanı olarak sayaç okuma elemanı, daha sonrasında ise sayaç açma ve kapama elemanı olarak 01/03/2005 tarihinden 31/01/2012 tarihine kadar çalıştığı, davacı ücretlerinin ödenmemesi fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 24/II maddesi gereğince feshettiği, davacıya ait sigorta sicil dosyası ve diğer belgeler dosya içerisine getirtildiği, tanığın beyanında; davacının sayaç açma kapama, sayaç okumada çalıştığını ücretlerin ödenmediğini, çalışma saatlerinin sabah 0800 akşam 2100-2200 'ye kadar uzadığını söylediği, bayramlarda çalışıldığını, ücretlerinin ödenmediğini söylediği, diğer davalı tanığının da benzer beyanda bulunduğu, davalı ... ....'ye yazı yazılarak, davacının çalıştığı döneme ait puantaj kayıtları, işe giriş çıkış kayıtlarının istendiği, ancak kendilerinde kayıtların bulunmadığı bildirildiği, ücretin geç ödenmesi veya hiç ödenmemesinin, ayrıca fazla mesai ücretlerinin ödenmemesinin işçiye iş akdini haklı nedenle feshetme hakkı verdiği, ücretin ve eklerinin ödendiğinin ispatını, işverenin yapması gerektiği, somut olayda işveren ispat külfetini yerine getirmediği, davalı ... ..... davanın husumet yönünden reddini talep etmiş ise de, ... ....'nin asıl işveren olduğu 4857 sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince asıl iş verenin alt işverenle birlikte hukuki sorumluluğunun bulunduğu bu nedenle davalı iski'nin husumet itirazının yerinde olmadığı, toplanan deliler ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında; davacının taleplerinin açıklığa kavuşturulması açısından dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 17/01/2017 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, Her ne kadar tarih 17/01/2016 yazılı ise de sehven yazıldığı anlaşıldığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edildiği, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının kıdem tazminatı alacağının TL. olduğu, fazla mesai ücret alacağının raporda açıklandığı gibi 18/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının 02/08/2013 tarihli ıslahına karşı zamanaşımı def'i nedeniyle ıslah zamanaşımı gözetilerek yapılan hesaplama sonucu toplam TL. fazla mesai ücretinden takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılarak TL. fazla mesai ücret alacağına, keza genel tatil alacağının da aynı nedenlerle takdiren %30 hakkaniyet indirimi ile TL. olarak kabulüne, hafta tatili alacağı olan TL.'den takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapılarak TL. olarak kabulüne, yıllık izin kullandırıldığının ve ücret alacağının ödendiğinin yazılı belge ile ispat gerektiği ve ispat külfetinin işverene ait olduğu, işverenin ispat külfetini yerine getirmediği anlaşılmakla TL. yıllık izin alacağının ve TL. ücret alacağının kabulü ile hüküm kurulduğı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. DTemyiz Karar süresi içinde davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. EGerekçe 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... ...'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Çalışma olgusunu işçi ispatlamalıdır. Hizmet döküm cetvelinde 27/09/2010-29/12/2010 tarihleri ve 02/04/2011-28/07/2011 tarihleri arasında davacının hiç bir yerde çalışması görünmemektedir. Ayrıca, hizmet döküm cetvelindeki ...scilli işyerleri ile davalı ... ...'nin ve diğer davalıların bağlantısına ilişkin .... belgeleri dosyada bulunmamaktadır. Davacının hizmet dökümünde hiç bir yerde çalışması görünmeyen yukarda belirtilen dönemler ile yukarda sicilleri belirtilen işyerlerinde geçen hizmet süresinde davalı ... .... ve diğer davalılar nezdinde çalışıp çalışmadığı, sicili belirtilen bu işyerleri ile ... .... arasında taşeronluk, ihale, hizmet alım gibi bir ilişki olup olmadığı taraflardan, ......, Ticaret Sicili Müdürlüklerinden ve sicil numaraları yukarda bildirilen işyerlerinden celbedilerek ve gerekli olduğu anlaşılabilecek sair yerlerden celbedilmeli, hizmet dökümünde çalışma görünmeyen dönemler ile sicil numaraları yukarda belirtilen işyerlerindeki çalışma sürelerinin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği belirlenerek ve buna göre her bir alacak kaleminin nasıl etkileneceği ele alınarak sonuca gidilmelidir. 3-Fazla mesai ücretinin ve ulusal bayram genel tatil ücretinin net miktarının hesaplanmasında gelir vergisi ve damga vergisi yanında sigorta priminin ve işsizlik priminin de düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 4-Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi hatalıdır. F SONUÇ Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 25/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi. ....
9. Hukuk Dairesi 2017/22213 E. , 2018/1072 K. "İçtihat Metni" ... DAVA Davacı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü Y A R G I T A Y K A R A R I A Davacı İsteminin Özeti Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde - tarihleri arasında sırasıyla ..... uzmanı, .. yönetici yardımcısı ve son olarak da ... yöneticisı olarak görev yaptığını, davalı iş yeri ile 2003 yılı içerisinde birleşen ...... bünyesinde tarihinde işe başladığını, yan kuruluş olan bu iş yeri tasfiye edilince davalı işyeri nezdinde çalışmaya devam edildiğini, yönetici pozisyonunda çalışmadığını, yazılım uzmanı olduğunu, tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, son brüt ücretinin aylık TL olduğunu, maaşın yanı sıra dört aylık Ocak, Şubat, Temmuz, Ekim aylarında maaş ikramiyesi aldığını, özel sağlık sigortası yapıldığını, yemek ve servis hizmeti olduğunu, ayrıca bir yıl içerisinde çeşitli kriterlerle hesaplanan ve sonraki yılın ilk çeyreğinde alınan jestiyon ödemesi olduğunu, bordrolarda fazla çatışma ödemesi bulunmadığını, normal çalışına saatlerinin bir haftada beş gün 0900 - 1800 saatleri arasında olduğunu, bir saat yemek molası verildiğini, proje dönemlerinde haftanın en az 3 - 4 günü 1900 - 2400 arası fazla çalışma yapıldığını, diğer dönemlerde ise haftada 1 - 2 gün ofiste ya da evde fazla mesai yaptığını, hafta sonları en az bir gün işyerine gitmek suretiyle 6 - 10 saat çalıştığını, diğer zamanlarda uzaktan erişim sitemi VPN ile evden sisteme bağlandığını, fazla mesaiye kaldıklarında taksi ulaşım bedellerinin ödendiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. B Davalı Cevabının Özeti Davalı vekili; davacının davalı iş yerinde - tarihleri arasında çalıştığını, ilk olarak ... uzman ....larak işe girdiğini, daha sonra terfi ederek .... yönetici V pozisyonunda çalıştığını, davacının tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini, davacının yönetici pozisyonunda olması nedeni ile toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle fazla mesai ücreti ödenmediğini, kapsam dışı çalışanların maaşlarının fazla mesai yapacakları göz önüne alınarak yüksek tutulduğunu, fazla mesai ücretinin maaşa dahil edildiğini, maaş bordrolarının personellerin kendi şifreleri ile girebildikleri İK portalında yayınlandığını, davacının yayınlanan bordrolara herhangi bir itirafının olmadığını, davalı işverenin talep eden çalışanlara yıllık izinlerini kullandırdığını, iziıı kullanıp kullanmamanın çalışanların kendi inisiyatifinde olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci Mahkemece ilk kararında, davacının yıllık izin alacağı ve fazla mesai alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 30/03/2016 tarih ve 2014/35608 E., 2016/7863 K. sayılı ilamı ile; ''somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan iş akdinde davacının haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda davacının işe giriş çıkış kayıtları nazara alınarak davacının haftalık çalışmasının 44 saat olduğu, haftada 4 saat fazla sürelerle çalıştığı yönündeki tespit isabetli ise de İK m 41/3 gereği işçinin normal çalışma süresinin sözleşmelerle haftalık 45 saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla ancak 45 saate kadar olan çalışmalarının "fazla sürelerle çalışma" olduğu ve bu şekilde fazla çalışma halinde ücretin normal çalışma ücretinin % 25 fazlası olduğu, ancak hükme esas alınan raporda fazla sürelerle çalışma ücreti normal çalışma ücretinin % 50 yükseltilmek suretiyle hesaplanması hatalı olduğu, davanın kısmi eda külli tespit davası olması nedeniyle faizin dava ve talep arttırım tarihinden başlatılması gerektiği'' gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak bozma öncesi alınan tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D Temyiz Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E Gerekçe 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin yerine olarak yazılmış olması mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 3- Bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru bir şekilde çıplak ücrete göre fazla mesai ücreti alacağının hesaplandığı ve bu hesaplamaya taraflarca herhangi bir itiraz olmadığı gibi dairemizce bu hesaplamaya yönelik herhangi bir bozmada yapılmamış olup, bozmadan sonra fazla mesai ücreti alacağının ikramiye eklenmiş ücrete göre hesaplanan bilirkişi raporuna göre hüküm altına alınması usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu gibi fazla mesai ücreti alacağının çıplak ücret üzerinden hesaplanması ilkesine de aykırıdır. Bu nedenlerle fazla sürelerle çalışma ücretinin hesaplanması için bilirkişiden ek rapor aldırılmalı ve sonucuna göre alacak hüküm altına alınmalıdır. F SONUÇ Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ....
yargıtay 17 hukuk dairesi kararları